10 Haziran 2008 Salı

GERMİNAL-Emile Zola

Emile Zola'nın tanınmış, 1993'te sinemaya da uyarlanmış kitabı.Filmi Türkçeye Tohumlar Yeşerince diye çevrilip, gerçek adıyla yayımlanmış.Germinal'ın kelime anlamı ürün ve bereket demekmiş.Kitabın adını beğendim, söylemesi çok havalı ama kitaba pek yakıştıramadım çünkü kitapta bereket olarak söyleyebileceğim tek şey bahtsız, baş belası çocuklar.Emile Zola kitabın sonuna dokunarak, insanlara umut vermek amacıyla kitabının adını öyle koymuş.Oysa ki, kitabın sonu da öyle ahım şahım mutlu sonla bitmiyor.Hatta biraz daha aşırıya gidersem, ağlanabilecek bir son.
Kitapta maden işçilerinin hayatı, en ince ayrıntısına kadar anlatılıyor.Anlatımını beğendim bazen kendini bir maden işçisi gibi hissediyorsun.Yalnız okurken biraz sabırlı olunması tavsiye olunur.Çünkü olaylar, birbiri ardına gelmiyor.Yazar araya fikirlerini bazen bir kahramanın ağzıyla, bazen de direkt kendisi söylüyor.
Kısa bir özet geçersem; maden işçileri çok zor şartlarda yaşamlarını sürdürmeye çalışmaktadırlar.Kumpanyanın onlara verdiği para yemek ihtiyaçlarını ancak karşılamaktadır.Bu yüzden madenciler, çok çocuk yapıp daha çok para kazanmayı amaçlamaktadırlar.Madencilerin bu tutumları, çocuklarını denetleyememelerine, çocuklarının çok küçük yaşta gayri meşru ilişkiler yaşamasına neden olmaktadır.Yaz akşamları, çayırlıklarda yürürken uygunsuz vaziyetteki gençlerle karşılaşmak, artık sıradan bir şey olmuştur.Genç kızlar bluğa ermeden, bekaretlerini kaybetmekte, onlara ucuz kadın muamelesi yapılmaktadır.Sosyal yapı alt üst olmuş durumdadır.Ama herşeye rağmen madenciler hayatlarından memnundurlar çünkü hayatı sorgulamadan sadece çalışmayı düşünen, bir parça kuru ekmekle doyduktan sonra da kadınlarıyla gecelemeyi mutluk saymaktadırlar.Ta ki aralarına bir yabancı gelene kadar.O, Etienne'dir.
Etienne Lantier, şeflerine olan saygısız hareketlerinden dolayı kovulmuş bir makinisttir.Aç bilaç kendine iş ve ekmek ararken yolu Montsou'ya gelir.Montsou'da maden ocakları vardır, orada iş bulamayacağını düşünürken şartlar onu zorlar ve bir günlüğüne madende çalışmaya karar verir.O ilk günden sonra bir daha çalışmak istememesine rağmen, iş arkadaşı Catherine'e ilgi duymaya başlayınca ve kalacak yer bulunca, oranın kalıcı, başarılı işçilerinden olur.Fakat, kumpanyanın zaten az verdiği ücreti, yanlış payanda vurulması bahanesiyle kesmesi, Etienne başkanlığında işçilerin greve gitmelerine sebep olur.İşçiler, kumpanyanın düşündüğünden daha uzun süre greve devam eder.Açlık bir süre sonra başlarına vurup, çevreye, madenlere zarar verip, zengin insanlara saldırırlar.Fakat herşeyin bir sonu ve bedeli vardır.Ve grevin sonunda, bunun bedeli de en acı şekilde ödenir.
Madencilerin durumu böyleyken, işverenlerin durumu da hiç iç açıcı değildir.Evet, onlar çok para kazanıp, istedikleri gibi yaşamaktadırlar.Ama saadetleri yoktur.Hele de Mösyö Hennebeau'nun hayatı...Severek evlendiği karısı, onu sevmemekte, onun gözünün önünde başka adamlarla kırıştırmakta, hatta onu adatmaktadır.Son vukatı ise kocasının yiğeni Negrel'dir!Madam Hennebeau, bir taraftan Negrel'i evlendirmeye çalışır, diğer taraftan da ahlaksızlığın son sınırlarını yaşar...Mösyö Hennebeau, eğer Negrel evlenirse, karısının işçi sınıfına düşecek kadar seviyesizleşebileceğini düşünür ve Ceceli(Negrel'in nişanlısı) öldürüğünde çok sevinir!Tam bir trajedi!
Okurken, işçilere ve yöneticilere bir taraftan hak verirken, diğer taraftan çok ağır suçlarla itham edebilirsiniz.Ama öyle bir sefaletin içinde kim olsa, öyle davranır demekten de insan kendini alamıyor.
En etkilendiğim yerler, Souvarin'in madene yaptığı sabotaj ve sabotaj sonucunda Catherine ve Etienne'in kurtulmak için çabalayışları, Catherine'in su içmek için eğildiğinde Chaval'ın cesediyle karşılaşması...Anlatılmaz, yaşanır denilecek bir an.Eminim, kitapta anlatılanlar bile az gelir, o durumu anlatmaya.
Okumak için aradığınız kitabın size bir şeyler katmasını, bazı duygularınızı harekete geçirmesini istiyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun.
-
Germinal/Emile Zola hakkında söylenenler

Germinal hakkında söylenenler

3 yorum:

tugbis_1049 dedi ki...

bana göre yanlış yorumlamışşınız ...zira burada germinal anlam itibaryle tohum bereket demektir.burada tohum dediği sürekli yeraltında olan maden işçileridir.yıllarca bir tohum gibi yeraltında olan bu insancıklar artık uyanıp filizlenecek ve yeşermeye başlayacaktır.fakat düzensiz ve örgütsüz yapılan bu çalışma bir netice vermeyecek filizlenen bu tohumlar tekrar cılızlaşıp kuruyacaktır.romanın sonunda tüm güzelliği ve büyük umutlarla doğan güneş maden işçilerininde toprağa akan kanları ile ona bereket verecek ve yeni tohumlar yetişip filizlenecek ama bu sefer kurumayacaktır....

tugbis_1049 dedi ki...

bana göre yanlış yorumlamışşınız ...zira burada germinal anlam itibaryle tohum bereket demektir.burada tohum dediği sürekli yeraltında olan maden işçileridir.yıllarca bir tohum gibi yeraltında olan bu insancıklar artık uyanıp filizlenecek ve yeşermeye başlayacaktır.fakat düzensiz ve örgütsüz yapılan bu çalışma bir netice vermeyecek filizlenen bu tohumlar tekrar cılızlaşıp kuruyacaktır.romanın sonunda tüm güzelliği ve büyük umutlarla doğan güneş maden işçilerininde toprağa akan kanları ile ona bereket verecek ve yeni tohumlar yetişip filizlenecek ama bu sefer kurumayacaktır...

Adsız dedi ki...

Tugbis kardeşim türk edebiyatında da benzer konuyu işleyen bir roman biliyormusun? Çok güzel yorumladın ayrıca tohum olayını